Merhabalar,

Kendisini değerli paylaşımları sayesinde FriendFeed den tanıdığım sevgili Burçak Çubukçu kendisine gelen mimi cevaplayıp paslamış. Paslamaya değer bulduğu kişilerden birisi olunca tabi bu pası layıkıyla aktarmak gerekiyor :)

Mim'in konusu "Blog yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz ?"



Blog yazılarım genelde aşağıdaki süreçlerden geçiyor;

- Ne yazacağım ?
Öncelikle ne yazacağımı, yazımda hangi konuya odaklanacağımı iyice tespit etmeye çalışıyorum. Eğer konu tespitimi netleştirememişsem biraz daha beklemek/düşünmek/araştırmak üzere erteliyorum yazımı. Yazı konularım genelde yaşadıklarımdan etkilendiklerim ve etkilenilmesini istediklerim oluyor. Konu seçimim ve aktarmak istediklerim aklımda netse aşağıdaki süreç devam ediyor.

- Neden yazacağım ?
Konu seçiminden sonra bu yazıyı neden yazacağımı sorguluyorum. Hemen her yazımın başında neden blog yazdığımı hatırlamaya çalışıyorum. 3 senedir süregelen etkileşim sonrası bazı nedenlerim değişse de ana hatlarıyla halen aynı nedenlerle blog yazdığımı söyleyebilirim :)

- Ne zaman yazıyorum?
İlk iki madde netleştikten sonra sıra geliyor yazmaya fırsat bulmaya :) Genelde yazılarımı akşamları yazıyorum. Bazen mesai bitiminde ofiste kalıp sessizliğe bırakıyorum kendimi. Eğer evdeysem de yine evin sessizleşmesi için herkesin yatmasını bekliyorum :) Çünkü yazımı yazarken duyacağım klavye sesi başka bir motive ediyor beni :)

- Yazı bütünlüğü
Klavye seslerini de duymaya başladığıma göre klavyemden kelimeler dökülmeye başlayabilir. Kelimeler kelimeleri, cümleler cümleleri kovalarken arada bir baştan alıp okuyorum yazımı. Böylece konuyu dağıtmadan bütünlük sağlamaya çalışıyorum.

- Kompozisyon
Öğrencilik yıllarımda çok iyi bir sayısalcı olmama rağmen türkçe, edebiyat ve felsefe derslerine de özel ilgi duyardım. Bu yüzden olacak ki, yazılarımda hep giriş-gelişme-sonuç düzenini korumaya çalışıyorum.

- İmlâ (yazım) kuralları
Yazımı bitirdikten sonra anlamlarına bakmazsızın kelimle ve cümle kullanımlarımdaki imlâ (yazım) hatalarını gideriyorum. Buna rağmen gözden kaçan olmuyor mu ? Elbette olabiliyor :)

- Görsel kullanımı
Yazmak istediklerimi yazdıktan sonra vermek istediğim mesajı en iyi şekilde ifade edecek bir görsel arayışına koyuluyorum. Çünkü yazıyı görsel ile destekleyerek okurumun görme algısına da hitap etmek istiyorum.

- Başlık seçimi
Yazıyı yayınlamadan önce artık sıra geliyor başlık seçimine. Başlık blog yazılarının en önemli bileşenlerinden birisi. Bu yüzden tıpkı görsel seçiminde olduğu gibi vermek istediğim mesajı en iyi şekilde ifade edebilecek bir başlık seçiyorum.

- Bitiriş ve yayınlama
Yazı tamamiyle içime sindikten sonra yazıyı kategorilendirip "Kaydı Yayınla" butonuyla blogumda belirivermesine izin veriyorum.

- Okur gözüyle
Yazım artık bloguma düştükten sonra (her ne kadar taraflı olacak olsam da) bir de okur gözüyle okuyorum yazımı. Düzeltilmesi gereken yerler görürsem hemen müdahele edip güncelliyorum yazımı.

Okuduğunuz blog yazılarım, ekranınıza düşmeden önce işte bu süreçlerden geçiyor..

Şimdi sıra geldi mimi aktarmaya. Bu mim, yazılarını beğenerek okuduğum değerli blog yazarlarından sevgili Süleyman Sönmez'e ve sevgili Serkan Özçalık'a gitsin.. Bakalım beğendiğimiz o güzel, dolu dolu yazıları nasıl hayat buluyormuş ;)

Sonraki yazımda tekrar görüşene dek hayatınızdan pozitifliği, yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin.

Tekrar Paylaşmak Üzere,


Sevgi ve Saygılarımla
Devamını Okuyun »

Merhabalar,

Belli bir süre ara verdiğim "tavsiye ettiğim blog yazıları" serime devam etmek istiyorum artık :)

İşte Ekim ayında okuduğum, en çok beğendiğim ve "İyi ki okudum!" dediğim 10 blog yazısı;

1-) Mutluluk İçin Engel Yoktur

2-) Evren Bolluk İçinde, Farkettiniz mi?

3-) Elif Şafak Aşk - Aşk'ın 40 Kuralı

4-) Bu da mı viral değil hakim bey?

5-) Web 3.0 yani BEN BEN BEN

6-) Sarı Basın Kartlı Blog Yazarları

7-) “Özgür İnternet Bildirgesi” İmza Kampanyası

8-) Bizden Dünya Markası Çıkar mı?

9-) Türkiye'nin en başarılı on genci

10-) Yoğun Bilgisayar Kullananların Sağlıklı Kalması İçin 8 Faydalı Öneri



Sonraki yazımda tekrar görüşene dek hayatınızdan pozitifliği, yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin.

Tekrar Paylaşmak Üzere,


Sevgi ve Saygılarımla
Devamını Okuyun »

Merhabalar,

Uzmanlık alanım olmadığı için sağlık konularında yazmamayı tercih ediyorum. Ama konu basit önemleeri almadığımız için yayılması çok muhtemel bir salgın olan domuz gribi olunca kayıtsız kalamadım.



Domuz gribi hakkında en çok merak edilen 20 soru ve o soruların cevapları;

1- Yeni A (H1N1) virüsü nedir?
Bu virüs, daha önce insanlar arasında yayıldığı görülmeyen bir virüs olup önceki ya da şimdiki mevsimsel grip virüsleriyle bağlantısı bulunmuyor.

2- Nasıl yayılır?
Virüs hapşırma, öksürme sonucu havaya karışan minik damlacıklar, el ya da yüzey teması gibi nedenlerle kolaylıkla bulaşıyor. Hapşırırken ağzın mendille kapatılması, ellerin sık sık yıkanması gerekiyor.

3- Belirtiler nedir?
Ateş, öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı ve burun akıntısı, kimi zaman da kusma ve ishal.

4- Hastalanırsam ne yapmalıyım?
Evde kalın, işten, okuldan ve kalabalıktan uzak durun. Dinlenin ve bol sıvı alın. Öksürürken ya da hapşırırken ağzınızı mendille kapatın, mendiliniz yoksa elinizi değil, dirseğinizi kullanın.

5- Kendimi nasıl koruyabilirim?
- Aşı olun.
- Hastalık belirtisi gösterenlerden en az 1 metre uzak durun.
- Ellerinizi temizlemek için su, sabun ya da el temizleyicileri kullanın.
- Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın.
- Uyku ve yeme düzeninize dikkat edin, fiziksel olarak aktif olun.

6- Maske ne zaman kullanılmalı?
Eğer hasta değilseniz maske takmanıza gerek yok. Ancak hasta birine bakıyorsanız, yakın temas sırasında maske takıyor olmakta yarar var.

7- Grip oldum ama iyi hissediyorum, işe gitmeli miyim?
Hayır. Semptomlar tamamen ortadan kalkmadan işe giderseniz, iş arkadaşlarınızın da hastalanmasına neden olursunuz.

8- İkinci kez domuz gribine yakalanır mıyım?
Eğer virüsü bir defa kaparsanız vücut buna karşı bağışıklık geliştirir. Yani virüs mutasyon geçirmedikçe ikinci defa domuz gribine yakalanmazsınız.

9- Her yıl yüz binlerce kişi mevsimsel salgınlar nedeniyle ölürken neden bu grip hakkında bu kadar endişelenelim?
Pek çok insanın bağışıklık sistemi, mevsimsel virüsle başa çıkabilecek kapasitededir. Ancak insanların H1N1 virüsüne karşı hiçbir bağışıklığı bulunmuyor, bu nedenle daha fazla enfeksiyona neden oluyor.

10- Ne zaman tıbbi yardım istemek gerekiyor?
Nefes darlığı, üç günden uzun süren ateş halinde tıbbi yardıma başvurmak gerekiyor.

11- Ev istirahatinde neler yapmalıyım?
Dinlenmeli, bol sıvı tüketmeli ve ağrı kesici almalısınız. Çocuklarda ve gençlerde asprin dışındaki ağrı kesiciler tavsiye ediliyor.

12- Antiviral ilaç nedir?
Virüslere direkt etki ederek çoğalmalarını önleyen ilaçlardır.

13- Dünya Sağlık Örgütü antiviral ilaç kullanımı konusunda ne öneriyor?
Tercihen ilk belirtiler ortaya çıktıktan sonraki 48 saat içinde başlanan erken tedavi, daha iyi klinik sonuç veriyor. Durumu kötüleşen hastaların ise antiviral ilaç kullanımında vakit kaybetmemesi öneriliyor.

14- Antiviral ilaçlar herkes için uygun mu?
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre hamileler dahil tüm yaş gruplarından tüm hastalar antiviral ilaçlarla tedavi edilebilir.

15- Hasta değilim ama şimdiden antiviral ilaç alayım mı?
Hayır. Bir doktor size reçete yazmadığı sürece ilaç almayın.

16- Risk grupları nelerdir?
- Hamileler (özellikle ilerlemiş hamilelikler). Bebekler ve çocuklar (5 yaş altı).
- Kronik kalp, solunum, böbrek hastalığı ya da diyabeti olan hastalar.
- Organ nakli ameliyatı olan veya kanserli hastalar.
- 65 yaş üzerindekiler.

17- Aşı olduktan sonra bebeğimi emzirebilir miyim?
Aşının hamile kadınlar zararlı bir etkisi yok, bu nedenle emzirmeyi kesmeye gerek görülmüyor.

18- Hamileyken H1N1 virüsü kaparsam ne yapmalıyım?
Eğer virüslü biriyle temas ettiyseniz ve sizde de belirtiler baş gösterdiyse mutlaka doktorunuzla irtibata geçin.

19- H1N1 kapanların aşı olması şart mı?
Halihazırda virüsü kapanların aşı olmasına gerek görülmüyor.

20- Çocuklar için aşı dozu nedir?
10 yaş altı çocuklar için 4 hafta arayla yapılan iki doz, 10 yaş ve üzeri çocuklar için ise tek doz yeterli. 6 aylıktan küçük bebeklere aşı yapılamıyor.

Yukarıdaki cevaplarda önerilen çok basit önlemlerle kendimizi büyük risklerden basitçe koruyabiliriz aslında.  Yapmamız gereken biraz daha dikkat etmek ;)

Domuz Gribi hakkında daha fazla bilgiyi Sağlık Bakanlığı Grip Bilgilendirme Sitesinden, Vikipedi'den ve tabi ki Google 'dan edinilebilirsiniz.

Sonraki yazımda tekrar görüşene dek hayatınızdan pozitifliği, yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin.

Tekrar Paylaşmak Üzere,


Sevgi ve Saygılarımla
Devamını Okuyun »