Herkese Merhabalar,

Mailime düşen bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle...

Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanı Gültekin Günal Türkiye’nin “altın yumurtlayan sektörü”nün önü kesiliyor diyerek sert bir çıkış ile Türkiye'nin yazılım politikalarını, yapılan ve yapılmaya çalışılan uygulamalarla yazılım dünyasının önünün kesildiğini belirten bir açıklama yaptı.

Yazılım Sanayi’nin önündeki engel kalkarsa “Cari Açık ve İşsizlik” önlenir iddiasında bulunan YASAD, son bir buçuk yıldan beri sürdürdüğü etkinlikleri ile Yazılım Sanayi’nin ülkemiz için stratejik öneminin farkındalığını başta kamu ve özel sektör olmak üzere kamuoyunda oluşturmaya çalışıyor.

1. Bilgi Toplumu Stratejisi Planı ve Türk Yazılım Sanayi Strateji Planının çıkarılması,

2. Yazılım Sanayimizin yaptığı iş, tüm sektörler için sürekli ARGE ve Inovasyon olduğundan etkin şekilde desteklenmesi,

3. Ülkemizin yazılım alanında diğer ülkelerle işbirliği ve ihracat olanaklarımız ve orta vadede cari açığımızın azaltılması, yönünde çalışmalarını yoğunlaştıran YASAD, ulusal yazılım sanayinin desteklenmesinin aslında Türkiye için “altın yumurtlayan sektör” olduğunu ileri sürüyor.

YASAD Başkanı Gültekin Günal çeşitli eleştirilerin yer aldığı ve basın ile paylaşılan açıklamasında, Hindistan gibi “Bilişim Teknolojileri” ile adını özdeşleştiren ülkelerdeki devlet teşviklerinin aksine Türkiye’deki desteklerin sadece şekilsel olarak var olduğunu, pratikte ise bunlardan yararlanılmasının sayısız bürokratik engellerden dolayı neredeyse imkansızlaştırıldığına dikkat çekiyor.

Ulusal Yazılım Sanayi’nin önündeki engel TÜBİTAK!

YASAD açıklamasında, Türkiye’deki işlevsiz hale getirilen teşvik uygulamalarından örnekler de veren Günal;

“ Teknoparklar çok maliyetli olduğundan ve mevzuat gereği çalışanların giriş çıkış saat çetelesi tutularak vergi avantajı getirildiği için eziyet halindedir. Üniversite işbirliği ise gerçekleşememektedir.

TÜBİTAK destekleri çıkarılan engellerden dolayı pratikde kullanılamamaktadır. Engeller aşılsa bile gelen destek çok geç verildiği için ya projeler batmakta, ya da proje bittikten sonra destek gelmektedir.”

şeklindeki açıklamasının ardından, yaşanmakta olan bu olumsuzlukların adresinin Başbakanlığa bağlı TÜBİTAK olduğunu ileri sürüyor.

“TÜBİTAK’tan memnun bir tane bile yazılım sanayicisi şirket bulmak zordur. Her şeyden önce TÜBİTAK proje sahibini direkt olarak muhatap alıp dinlememektedir. Atanan akademisyenler ise iş dünyasından çok uzak olduklarından tam bir gizli kaos ortamı oluşmakta, kıymetli insan kaynakları ve ülke kaynakları çoğunlukla heba olmaktadır.” diyerek yaşanları dile getiren Günal, Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan çalışmaların TÜBİTAK tarafından nasıl işlevsiz haline getirildiğine şu sözlerle dikkat çekiyor.

“Bu ortamı biraz olsun iyileştirmek ve cari açıktan ülkeyi kurtarmak için Sayın Maliye Bakan Unakıtan’ın başlattığı Rekabet Öncesi İşbirliği ve ARGE Destekleme yasa tasarısı üzerinde çalışmalarımız Vergi Konseyi içinde 4 ay’ı aşan bir sürede birçok sektör temsilcisi ve bürokratın katılımı ile tamamlanmıştır. Ancak bu taslak Başkanlığa sunulduktan sonra TÜBİTAK ve diğer bakanlıkların katkıları ile tanınmaz hale geldiğini ve sektörümüzü mevcut durumundan da geriye götürür nitelik aldığını üzülerek görmüş durumdayız.

”Para, Zaman, İnsan Kaynakları israf , ARGE ise yok ediliyor…

Gültekin Günal, Türkiye’nin bu çok başlı ve güvensizlik üzerine kurulan yaklaşımlarla çok büyük zaman, para ve insan kaynağını da israf etmekte olduğunun altını çizerek yaşanan çarpıklıkları şu sözlerle yorumluyor:

“ARGE ve Yazılım Şirketleri kavramının tasarıdan çıkarılması ve herşeyin projeye endekslenmesi mevcut ve verimli yürüyemeyen proje destek statükosunun muhafaza edilmesinden başka işe yaramayacaktır. Proje finansman desteği ayrıca engeller kaldırılıp, iyileştirilerek sürmelidir.”

YASAD açıklamasında ARGE’ye de ciddi bir darbe vurulduğunu ileri süren Günal, yaşananları somut örneklerle dile getiriyor:

“ARGE personelindeki sayının 15’den 50’e çıkartılması hemen tüm yazılım sanayii şirketleri ile diğer ARGE firmalarının bu konuda destek alamayacakları anlamına gelir. Çünkü yazılım firmalarının büyük çoğunluğu 15 kişiden azdır veya Biyo-Tekonoloji ve Nano-Teknoloji gibi ARGE alanlarında 15 kişiyi bir araya getirmek ülkemiz şartlarında nerdeyse imkansızken 50 kişi şartının manasını anlamak çok zor.

Türkiye’nin yazılım ve ARGE üretiminde daha fazla vakit kaybına tahammülü yoktur. İhtiyacımız olan yaklaşım firmalara güvenmeyen, bürokratik ve teorik uygulamalar değil, tam tersine iş hayatının ve ülkemizin pratiklerine, dünya dinamiklerine, inovasyonel rekabet ortamına uygun bir anlayış ve ortamdır”.

Hindistan’da yazılıma her alanda destek, Türkiye’de ise köstek !YASAD olarak diğer ülkelerdeki uygulamalar hakkında bizzat bilgi sahibi olduklarını da hatırlatan Günal, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, İran, Pakistan, Mısır, İsrail, Hindistan, Azerbaycan ile ikili ilişkiler başlattıklarını belirten açıklamasında, Türkiye ile bir karşılaştırma yaparak özellikle Hindistan’daki teşvik ve uygulamalara dikkat çekiyor.

Gültekin, Hindistan ziyaretinde edindiği bilgi ve gözlemlerini şöyle aktarıyor: “Nasscom, Hindistan’ın Yazılım ve Yazılım Servisleri konusundaki resmi sanayi odası. YASAD’ın Hindistan’daki gibi olması gereken konumda bulunan kurum Nasscom’dur. Nasscom Başkanı’nın kamudaki muhatabı Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ve direkt olarak Hindistan Başbakanı.

YASAD Başkanı tarafından verilen bilgiye göre, Hindistan devleti ve hükümetleri ortaya koyduğu ulusal yazılım stratejisi ile yazılım şirketlerine teknokent ve benzeri şartlar getirmeden her konuda tam destek vermekte. Vergiden tam istisna olmalarının yanı sıra yazılım proje hibeleri, sigorta primleri desteği, katmadeğer vergileri istisnası, ihracat teşvikleri, pazarlama ve yurtdışında şirket açma gibi pek çok önemli destek, Hindistan Yazılım’ının gelişmesi için seferber edilmekte. Hindistan’ın bu haliyle sadece yazılım alanında milyonlarca kişiye istihdam olanağı sağlamasının yanında 22 milyar dolar’lık yazılım ürün ve hizmetleri ihraç eder duruma geldiğine dikkat çekiliyor.

İşsizlik ve cari açık ancak Yazılım Sanayi’nin güçlendirilmesi ile azaltılabilir…

YASAD Başkanı Günal, kayda değer hiçbir teşvik olmadan, önündeki engellere rağmen Yerli Yazılım Sanayi’nin de hemen her endüstriye uygun ürün ve hizmet sunduğunu ve 35 ülkeye ihracat yaptığının altını çiziyor.

“Yerli Yazılım’ın en önemli milli güvenlik konularımız arasında olduğunu da unutmamalıyız” diyerek sektörün stratejik konumuna da değinen YASAD açıklamasında Günal “- Ekonomik gelirlerimizin ve ülkemizin refah seviyesinin artması,

- İstihdamın artırılarak işsizliğin azaltılması,
- Yerli yazılım ile savunma sektörü başta olmak üzere, tüm sektörlerde güvenlik

hususları, milli güvenliğimizin ayrılmaz parçalarıdır.” şeklindeki vurgusuna ilaveten, YASAD tarafından Türkiye’nin yazılım strateji planı taslağını hazırlanarak ilgili tüm paydaşlara sunulduğunu ve eylem planlarını son haline getirilmesi ile de hemen hayata geçirileceğini ifade ediyor.

Yazılım Sanayi’nin önümüzdeki 8 yıllık hedefi 2 Milyar Dolar’lık ihracat !

YASAD açıklamasının son bölümünde Ulusal Yazılım Sanayi’nin hedefini, 2015 yılında 2 milyar dolar, 2023 de ise ülkemizin ihracatçı ilk 5 sektörü içinde yer almak, olarak belirten Başkan Günal, “Yazılım ihracatında katma değerin %80’lerin üzerinde olduğunu düşündüğümüzde, bu rakamın tüm sektörlerin ihracat gelirlerinden daha değerli hale geleceğinin hepimiz farkında olmalıyız” diyerek, ülke kalkınmasında yazılımın önemini vurguluyor.

YASAD Başkanı Gültekin açıklamasının son bölümünü “Türkiye’nin en önemli sorunu olan cari açık da zaten bu sayede kapatılarak, artıya geçirilebilir. 2007 yılı hedefimiz, Yazılım Sanayi’mizin gücünü, endüstri dallarımızın ve kamu kurumlarımızın yöneticileri ile paylaşmak ve ülkemizin bu konuda kendine güvenini oluşturmaktır. Konunun muhatabı ve tüm paydaşlar ile gereken iklimi yaratmaya ve hedefe varmaya çalışmalıyız.” şeklinde bitiriyor.

Kaynak : BTDÜNYASI

Tekrar Görüşmek Üzere,

Sevgi ve Saygılarımla...

1 Fikir Paylaşımı

  1. Osman S Borutecene 12 Mayıs 2007 05:14  

    Kısaca "devlet buna bişey yapması lazım" der gibi olmuş. Bence evvela BSA'yı Türkiye'den kovmak lazım. Bütün güzellikler böyle başlayacak.

Yorum Gönder