Herkese Merhabalar,

27 Eylül 2007 itibariyle beta yayın hayatına başlayan ve blog dünyamız için güzel bir kaynak haline geleceğini düşünüdüğüm bir web girişimini paylaşmak istiyorum sizlerle; Takipci.Net

Takipci.Net sevgili Feyzullah Ceylan'ın projesi ve bu girişimini hayata geçirdiğini Yeni Web Projem “Takipci.Net” Yayında başlıklı yazısı ile bloğunda duyurmuştu bizlere.

Fikrin ortaya çıkışında ki ana felsefeyi Feyzullah Ceylan şu şekilde açıklıyor ;

“Bir web sitesi olsun, gündemle ilgili bir sürü güzel haberle dolu blogları Takip etsin, bir süzgeçten geçirsin ve tek bir sayfada yayınlasın. Ama blog sahiplerini mağdur etmesin, insan emeğine en büyük darbeyi vuran kopyala yapıştırdan muzdarip bırakmasın, aksine, fazladan ziyaretçi sağlasın, blogunu tanımayanlara tanıtsın, blog camiası ile blog takip etmeyen insanları barıştırsın, kaynaştırsın. Herkes kardeş olsun :-)”

"Peki bu felsefe ne derece hayata geçirilmiş ?" sorusunun cevabını da aşağıdaki açıklamalar da bulabiliyoruz;

"Takipci.Net şöyle işler: RSS okuyucularımızdaki sayıları gittikçe artan (Şuan 100 civarı olan ) blogu takip ediyoruz, beğendiğimiz haberlerle ilgili bir resim ve kısa bir tanıtım yazısı ile bildirim oluşturuyoruz, bu bildirimin altına ise ilgili haberin yayınlandığı blog adresine bir link yerleştiriyoruz, haberi beğenen ziyaretçi detaylarını öğrenmek için linke tıklayarak daha fazlasını ilgili blog sayfasına giderek oradan okumuş oluyor. Aynı zamanda haberler etiketleniyor ve sağ taraftaki menüde bulunan etiket bulutundan istediğiniz etikete tıklayarak ilgili haberlere de ulaşabiliyorsunuz.

Bizim burada dikkat ettiğimiz haberler, birkaç link verilerek ve birkaç kelime yazılarak geçiştirilmiş haberler değil. Blogculuğun ruhu olan, haber üzerine yorum yapılmış ve kafa yorulmuş, haberleri daha çok tercih ediyoruz."

Kesinlikle sağlam bir felsefeye sahip olduğunu düşündüğüm Takipci.Net; bu felsefeyle örtüşen yapısıyla giderek kirlenen ve içeriğe saygının azaldığı blog dünyasında bir filtre konumuna gelebilir.

Dahası Takipci.Net sayesinde RSS takibimizde bulunmayan blogların seçkin yazılarını da yakalama şansımız artıyor .

Bir diğer önemli nokta da; RSS reader larda takip edilen blog sayısı belli bir miktara ulaşınca (kişiden kişiye değişir bu) hepsini takip etmek güçleşiyor ve okunası yazılar da gözümüzden kaçabilyor bazen. Bu nokta da blog dünyasını takip etmemiz de Takipci.Net önemli bir misyon da üstlenmiş gibi gözüküyor.

Takipci.Net blog dünyasındaki okur-yazar buluşmasını daha kolaylaştıracağa benziyor. Çünkü okurlar belli kriterlerce seçilmiş yazılarlarla buluşurken, yazılarına emek harcayan blog yazarları da ( bu yazarlardan biri de ben oluyorum :) ) yeni bir platform da daha paylaşımlarını sunma şansını yakalayabilecekler.

Takipci.Net belirttiğim gibi henüz beta aşamasında, dolayısıyla teknik ve tasarımsal olarak birçok açıdan eleştirmek mümükün olabilir. Zaten ilerleyen süreçte tasarım ve altyapı bakımından çok daha iyi bir Takipci.Net 'in bizleri ağarlamaya devam edeceğinden kuşkum yok. Bu yüzden yazımda işlevsel ve tasarımsal eleştiri ve anlizden ziyade içeriğe ve felsefeye değinmeye çalışım. Proje ile ilgili gelişmeleri de Blog.Takipci.Net ten takip ediyor olacağız. Değerli felsefesi ve başarılı Takipci.Net projesi ve için Feyzullah Ceylan'ı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.

Eğer blog yazarıysanız ve siz de blogunuzun Takipci.Net editörleri tarafından takip edilmesini ve bazı haberlerde blogunuza link gönderilmesini istiyorsanız Takipci.Net iletişim sayfasından blog ve besleme(feed) adresinizi verebilirsiniz.

Yok yazar değilim şimdilik okuyorum diyorsanız Blog dünyasını Takipci.Net ile daha net takip Edin !

Bir sonraki yazımda tekrar görüşene dek yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin.

Paylaşmak üzere,

Sevgi ve Saygılarımla.

9 Fikir Paylaşımı

  1. Feyzullah Ceylan 2 Ekim 2007 08:15  

    Öncelikle, bu yazı için çok teşekkür ederim,
    Takipci.Net'in felsefesini iyi anlamış ve yazınıza çok güzel bir şekilde aktarmışsınız.
    Umarım blog camiasına bir katkımız olur.
    Bu arada ismi fazla geçmese de bu projeye Ömer Ünal arkadaşımla başladık, yani proje tek başına bana ait değil.
    Saygılarımla, İyi Günler Dilerim.

  2. İdris Cin 2 Ekim 2007 13:17  

    Merhablar,

    O zaman projede emeği geçen herkesi tebrik ederek durumu kurtaralım :)

    Sevgi ve Saygılarımla.

  3. Gökhan Çeliker 2 Ekim 2007 17:29  

    Feyzullah Ceylan'ın blog yazısına gönderiğim yorumu buraya da eklemek istedim:

    Tebrik ediyorum, birşeyler yapmaya çalışmışsınız, her zaman yeni şeyler üretmek için çalışan insanlara saygım sonsuz ancak sitenizin çalışma modelinde bazı sorunlar var:
    Sizin (ya da editörlerinizin) önemli olduğunu düşündüğünüz yazıların diğer insanlar tarafından önemli bulunacağından emin olmanız çok zor. Eğer amacınız sizin (ya da editörlerinizin) ilgi alanlarına birebir uyan kişilere hitap etmekse biz bunu zaten Oyyla'da uyguluyoruz.
    Oyyla'da her kullanıcının kendine özel RSS adresi bulunmakta. Bu RSS adresinden sadece o kullanıcının eklediği yazıları takip etmeniz mümkün. Örneğin http://www.oyyla.com/userrss2.php?user=gce adresinde sadece benim önemli olduğunu düşündüğüm yazıları bulabilirsiniz.
    Bu bağlamda blog dünyası için birşeyler yapmak istemeniz çok güzel ama gerçekten faydalı ve yepyeni bir fikri uyguladığınıza kendinizi inandırmadan önce biraz daha fazla araştırma yapmanız sizin yararınıza olacaktır. İyi çalışmalar.

  4. Feyzullah Ceylan 2 Ekim 2007 20:47  

    Bu yorumu buraya yazarak kimseyi rahatsız etmek istemezdim ama arkadas benim blogum yetmezmis gibi buraya da yazınca ister istemez cevap hakkım olduğunu hissettim, kusura bakmayın.
    Merhaba Gökhan bey
    Söyledikleriniz kısmen doğru şeyler. Fakat biz burada insanlara sadece seçenek sunuyoruz; “biz bunları beğendik belki siz de beğenirsiniz” diye. İnsanların aynı şeyleri beğenmesi, aynı şeye ilgi duyması tabii ki her zaman kolay olmaz. Bizim beğendiğimiz şeyleri insanların zorla beğenmesini bekleyemeyiz. Gazeteler de ajanslardan gelen haberleri seçerek gazetelerine koyuyor, bir haber diğerinde yer almayabiliyor ama okuyucular kendi zevklerine daha yakın olan gazeteyi tercih ediyorlar. Bizim de hedef kitlemiz bize yakın düşünenler. Aslını söylemek gerekirse bize yakın düşünen insan sayısı beklediğimizin de üzerinde çıktı.
    Blog yazmaya başlamamın nedenlerinden en önemlileri, “Hiç olmazsa hangi tarafta olduğum belli” yazısında da açıkladığım gibi insanları bilgilendirmek ve internette Türkçe içeriğin artmasına yardımcı olmaktı. Bu kapsamda bloglarla da iç içe oldum. Takipci.Net’in oluşumu da bir hobi ile başladı; mesleğim ve ilgi alanım itibarı ile teknoloji dünyası ile oldukça ilgiliyim. Bu nedenle internet başındaki zamanımın yaklaşık %80 gibi büyük bir bölümünü blog okuyarak, teknoloji haberlerini takip ederek, bilgisayarlarla ile ilgili siteleri gezinerek geçiriyorum. Ben msn'de saatlerce mesajlaşmaktan değil, bunları yapmaktan hoşlanıyorum. google reader'ıma her gün en az bir kaç tane yeni blog ekliyorum ve beğendiğim yazıları (google reader kullananlar bilirler) etiketlerim, yıldız koyarım ve bazılarını da blogumdan sağ tarafta beğendiğim yazılar olarak yayınlarım.
    Detaylara baktıysanız bu sitenin çıkış hikayesinde amaç, blogları tanımayan ve takip etmeyen insanlara blog okutmak veya idris arkadaşımın da dediği gibi Rss reader’ınızda olmayan gözünüzden kaçan bazı yazıları da görmenizi sağlamaktı.Sitenin bana külfeti, bildirim başına 2 dakika, (bir resim bulup 2 cümle yazı yazmak) bu aralar her gün yaklaşık 10 yazı yazdığımı düşünürsek hergün 20 dakika eder. Benim, zaten yaptığım şeylere, 20 dakika ekleyerek diğer insanlara da faydalı olacak bir şey yapıyorum. Bu sayede bloglara fazladan ziyaretçi de kazandırmış oluyorum. Ben blog okumayanlara haber portalı tarzında blog okutuyorum burada. Ve Takipci.Net’e yorum kabul etmeme kararı aldık ki, ziyaretçilerimiz bize değil bloglara yorum yaparak blogları daha da dinamikleştirsin.
    Bunun yanında beklediğimden fazla ilgi gördü, kâr amacı gütmem de gayet doğaldır. Aklımdaki projelerden para gelmesini planladığım en son ve en az uğraştığım projem de buydu. Sitenin dizaynına bakarsanız bunu gayet net görebilirsiniz. Önemli olan oradaki bildirimler ve bilgi değerleri, ben şuan için Takipci.Net’de bunlara yoğunlaştım. Daha sonraki aşamalarda dizaynına el atmayı düşünüyorum ancak.
    Yorumunuzda yazdığınız Oyla.com – Takipci.Net karşılaştırması biraz bana gereksiz geldi. Çünkü Oyyla.com ticari amaçla yapılmış Digg.com’un başarılı bir Türk taklidi, kullanıcının içerik oluşturduğu bir web2.0 çalışmasıdır. Takipci.Net ise belli kişileri hobi amaçlı yaptığı ve sadece oların düzenleyebildiği, haberler yorumun dahi yapılamadığı web2.0 oluşumu olan blogları destekleyen dinamik bir web sayfasınıdır.
    Ayrıca bizi düşündüğünüz için de teşekkür ederiz, biz yeterli araştırmaları yaptık, asıl önemli projelerimizin üzerinde şuan çalışıyoruz. Biz hiçbir zaman yepyeni bir fikir olduğunu iddia etmedik ve kendimizi inandırmadık. Sizin iddia ettiğiniz gibi faydasız bir proje de değildir, bunu da Takipci.Net’in istatistiklere bakarak söylüyorum.
    Haa bir de şunu söyleyeyim siz de http://www.google.com/reader/shared/02881623092454839376 sayfasında benim beğendigim yazılara ulaşabilirsiniz konu buysa, bunu da google yaptı fakat siz oyyla.com’da kullandınız. Orjinallik ve yeni fikirlerden bahsederken digg’in kopyası olduğunuzu da unutmayın lütfen. Kopya da olsanız kullanıyoruz ama. Gereksiz bir tartışmayı Takipci.Net ile ilgili her yazıya yorum olarak yazacak mısınız merak ediyorum.
    Saygılarımla, Herkese iyi günler dilerim.

  5. Gürsu Başdoğan 2 Ekim 2007 21:04  

    ben gökhan arkadaşımıza katılmıyorum.kimisi mail olarak kendine gmaili kimisi ise yahooyu yararli bulmuştur.bilgi okyanusu olan internette hiçbir site tek başına tekel degildir.bence takipci.net bana cok yararli bilgiler sunmuştur ve sunacagina da inaniyorum.saygilar...

  6. Ömer Ünal 2 Ekim 2007 21:29  

    Sayın Çeliker,
    Ben bu yorumu anamaya çalışıyorum ama bir anlam vermedim açıkçası. Sizin mantıkla en başlara kadar gidersek internette birtek Yahoo kalır yada herhangi bir benzer site. Yahoo herkese boşuna bunu yapmayın bizim benzer bir hizmetimiz var. Komik bir geliyor dimi. Ama sizinkide ona benzer bişey işte.
    Bişey yapmak istedik yaptık. Bu kadar basit. Senin verdiğin hizmetle bunun farklı oluğunuda görüyorsun. Bazı insanlar bişeyleri kişiselleştirmeyi değil başkasının kişiselleştirdiği şeyleri takip etmeyi seviyor. Biz bunu yapıyoruz. Kimse okumasada yazacağız.
    Şunuda belirtmek isterim. Etik kavramını bilirmisiniz bilmiyorum ama. Bir kişinin sitesine gidip yaptığı birşeyi beğenmiyorsanız eleştirmek etiktir. AMA BİZDE DAHA İYİSİ VAR, BİZE GELİN DEMEK ETİK DEĞİLDİR. Normalde bu tür yazılar silinir ama ibret olarak bu yazı hep kalacak. Ayrıca aynı yorumu bu siteyi tanıtan bir yazının altınada eklemek bu davranıştaki hatayı katmerleştirir.
    Orjinallikten bahsetmişsiniz sitenizin orjilliği nedir acaba. (Tartışmaya girmek istemem ama yazdıklarınızla örtüşmüyorsunuz).

    ŞİMDİ AMACA GELELİM
    Burada yapmak istediğimizi söyle özetleyebiliriz. Blog okuyoruz ve çok beğendiğimiz bir yazıyı taçlandırmak için kısa tanıtımı ile sitemizde yayınlıyoruz. O kişiye 3-5 kişi okuyucu gönderebilmiş olursak ne mutlu bize. Kimsenin yazısını kopyalamıyoruz, kimsenin kullanıcısını engellemiyoruz, kimse ile sataşmıyoruz sitemizde.
    Sitene kullanıcı çekmek için yanlış yol seçtin. Umarım hatanı anlar özür dilersin yazından dolayı (en azından bir kısmı için) tartışmaya devam etmeyi seçmezsin.

    Umarım siten çok başarılı olur sitene üyeydim ama artık yanından bile geçmem.

    Cevap vermek istemezdim ama cevapsız kalmayacak bir yorumdu.
    site yöneticisi aşırı veya gereksiz bulmuşsa silsin.

  7. Gökhan Çeliker 2 Ekim 2007 22:48  

    Merhaba,
    Öncelikle "Sitene kullanıcı çekmek için yanlış yol seçtin." cümlesine ithafen bu tarz şeylere ihtiyacımız olmadığını hatırlatmak isterim.

    Çok iyi bir örnek vermişsiniz: Google Reader ile paylaşmaktan, resim bulmaktan ve paylaşım RSS'ini Wordpress'te görüntületmekten başka yapılan birşey yok. Oyyla örneğini vermemin sebebi bizim de bunu yapabiliyor olmamızdı. Google Reader'ın paylaştırma özelliği belki daha iyi bir örnek olabilir.

    Demek istediğim eğer amacınız blog camiasına faydalı olmak ve onlara okur kazandırmak ise bunu "bizim beğendiklerimiz bunlar, alın siz de takip edin" modeli ile geniş kitlelere ulaşamayacağınızı düşünmemdi. Tabii ki her öngörü gibi bu da yanlış olabilir ancak amacım sizi dürterek, kazanı kaynatarak yeni fikirlere teşvik etmekti.

    Oyyla'nın orjinalliği konusunda istediğiniz kadar tartışabiliriz. Türkiye internetinde böyle bir eksik olduğunu hepimiz biliyoruz. Başka birisinin geliştirdiği modeli uygulamak tabii ki sancılı olacaktır ancak eğer Türkiye'de açılmış onlarca "Türkçe Digg"den Oyyla sıyrılabiliyorsa, blog yazarlarına ciddi anlamda trafik gönderiyorsa, takipci.net açıldıktan sonra bunu duyurmak için Oyyla'yı kullanıyorsanız orjinalliği tartışmanın pek bir anlamı kalmıyor.

    Bu projeyi hobi olarak açtığınızı ve asıl projelerinize yöneldiğinizi duyduğuma sevindim. Çünkü bu konuda düşünen ve birşeyler yapmak için çaba gösterebilen insanların daha geniş kitlelere hitap edebilen projeler üretmek için çalışması gerekiyor. İlk adımınız için tebrikler.

  8. İDRİS CİN 2 Ekim 2007 23:18  

    Merhabalar,

    Öncelikle gelen yorumlardan dolayı blog sahibi olarak görüşlerimi paylaşma ihtiyacı duydum.

    Sevgili Gökhan Çeliker, senin de belirttiğin gibi Oyyla ülkemizde artık belli yerlere gelmiş bir proje ve bence bu tür polemiklere girmenin bu noktadan sonra Oyyla ya fayda değil zarar getireceği kanısındayım. Dün ve bugün olduğu gibi, (diğer imleme siteleri ile birlikte) Oyyla yı kuşkusuz yarında da kullancağız. Kullanacağız çünkü ana amaç içerik paylaşmak ve hakeden içeriğin diğerlerinden sıyrılıp hakettiği yerlere gelmesini sağlamak.

    Ayrıca ben de Oyyla ile Takipci.Net in rakip olmadığı kanatindeyim, bilakis birbirlerini farklı açılardan tamamlayabilecek felsefelere sahipler.

    Sevgili Feyzullah Ceylan, yorumunu okuduğumda kendimi gördüğümü söyleyebilirim, blog dünyası için zaman harcamak, okumak ve yazmak hakkaten çok güzel ve doyurucu şeyler, bu kadar emek verilen bir dünya için insanın kendi girişimini yapması çok doğal ve bu insanlara değişik tecrübeler yaşatıyor. Yılmadan doğru bildiğin amaçlar doğrultusunda eleştirilere de açık olarak ilerlemeni tavsiye ediyorum.

    Sevgili Ömer Ünal, kesinlikle ben de Takipci.Net in blog dünyasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ancak gördüğü üzere bu katkı imleme sitelerinden daha farklı olacak, nasıl ki imleme sitelerinde en çok oy alan yazılar herkes tarafından beğenilmiyorsa Takipci.Net te de seçeceğiniz yazılar herkes tarafından beğenilmeyebilir ve olumsuz tepki de alabilirsiniz, bunlar çok doğal şeyler. Sizi yıldırmamalı, aksine düşündürüp körüklemeli diye düşünüyorum.

    Sonuç olarak; Arkadaşlar hepimiz çok daha iyi bir türkçe içerik, çok daha iyi bir blog dünyası için çaba sarfediyoruz. Bu yüzden tartışmadan daha çok işbirliği taraftarıyım ben her zaman. Elbette tartışmalar olacaktır ama önemli olan bunlardan gerekli çıkarımları sağlayabilmektir.

    Görüşleriniz ve düşünceleriniz için teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla.

  9. gokhan 17 Haziran 2008 00:31  

    www.diggtr.com teknoloji ağırlıklı haber linklerinin tavsiye oranına göre listelendiği bir site.Bence Türkiye'nin digg'i olma konusunda en yüksek şans verdiğim bir site...

Yorum Gönder